Şu sıralar ölümü düşünmekteyim, sonrasını düşlemekteyim.
Kimler orada olacak, kimler gerçekten tutacak yasımı ?
Sen mi ?, güldürme şimdi beni.

Çok düşününce ziyan oluyormuş insan, içindeki fırtınaları dindiremeyince yiyormuş kafayı.
Şimdi bir an var aklımda, kalabalık bir an, herkes siyah giyinmiş.
Babam bir köşede, anam diğer köşede bekliyor cenaze arabasının gelmesini.
Bakma aslında iki taraf da düşman olmuş birbirine ama o gün buz kesmiş ortalık.
Yan yana gelse birbirini öldürecek insanlar hiç sesi çıkmadan duruyor öylece.
Babam güçlü adamdır kimseye dokundurmaz tek başına sırtlar beni.
Aslında hepsi güçlüdür de, anla işte. Kimi neden yaptın der, kimi yakışmadı der.
Kimse bu dünyaya küs gittiğimi anlamayacak biliyorum.

Bir sen bileceksin küslüğümün nedenini, bir sen bileceksin neden bu hale geldiğimi.
Yalnız başına taşıyacaksın bu sırrı omuzlarında. yanlış anlama cezan değil bu, kaderin.
Bu kader yaşanacak biliyoruz ikimiz de.
Ne ben cevap bulabileceğim kafamdaki sorulara ne de sen gelip cevap verebileceksin artık.
Ne gönlümü alabileceksin ne de gönlüne alabileceksin artık beni.
Toprak beni çoktan bağrına basmış, senin basamadığın bağrına toprak basmış.
Belki bir bankta oturup düşüneceksin böyle olmasaydı ne olurdu diye.
Sende cevapsız kalacaksın ben gibi.
Kaç gece uyuyamadın ?
Kaç gün yüzün gülmedi ?, bir mi, iki mi ?
kaç ay oldu saydın mı, bir kere yaad ettin mi bizi, bir sigara yakıp düşündün mü ?
Doğru ya sen düşünmezsin merjengül. Sen herşeye cesaret edebilen...
Düşmanınmıydım dostunmuydum bilmiyorum ama bir günüm sensiz geçmedi. Sen yokken bile seninleydim.
Sen başkasına gülerken bile seni düşledim. Şimdi o düşler de kalmadı bu dünyada.
Ben kalmadım, sen kalmadın, biz kalmadık. Beni hiç eden kalbin sevgi görmesin.
Beni en güvendiğim yerlerden başım eğik uğurlayan kalbine kimse dokunamasın.
En muhtaç olduğun anda dört duvardan başka kimsen olmasın.
Aylar sonra bunları söylemeye dilim vardı. belki çok canım yandı söylerken ama sen söylettin.
Saçının teline zarar gelmesin ama yüzünde gülmesin.